Aylık arşivler: Haziran 2018

Vücuttan Ödem Nasıl Atılır?

İnsan vücudunun en sık karşılaştığı sorunlardan birisi ödem ve şişkinliklerdir. Özellikle sabah uyandıktan sonra aynaya baktığımızda ödeme bağlı olarak gerçekleşen şişkinlikler moralimizi oldukça bozar. Vücutta oluşan bu şişkinlikleri zaman içinde yenmek mümkündür.

Ödem oluşmasının temel nedenleri şunlardır:
1- Çok tuzlu yemeklerle beslenmek
2- Aşırı tatlı gıdalar yemek
3- Suyun çok az tüketilmesi
4- Uzun süren yorucu işlerde çalışılması ve ayakta çok kalınması
5- Uyku düzensizlikleri

Ödem durumları vücudunuzda kronik bir yapıya kavuşmamışsa size vereceğimiz tavsiyelerle ödemlerinizden kurtulabilirsiniz.

Ödemden kurtulma yolları şunlardır:
1- Ödem söken gıdalar tüketmelisini. Biberiye, kiraz sapı, ıhlamur, funda yaprağı gibi bitkilerin çayları ödem atmanıza yardımcı olur.
2- Yeşil yapraklı sebzeler vücuttaki şişkinliği alır.
3- Posa miktarı yüksek olan gıdalar metabolizmanızı harekete geçirir ve ödemlerinizden kurtulmanıza destek olur.
4- Doğal yoğurt ve kefirin ödem söktüğü uzmanlar tarafından yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır.
5- Ödem atmak için evde güzel bir karışım hazırlayabilirsini. 1 demet maydanoz, iki salatalık ve orta boy havuç suyundan bir karışım yapıp içilmesi durumunda ödemlerinizden kurtulabilirsiniz.
6-Ödemi tetikleyen durumları ortadan kaldırarak ödemin oluşmasını engelleyebilirsiniz. Aşırı tuzlu ve tatlı gıdalardan uzak durmak, vücudun ihtiyacı olan günlük su miktarını tüketmek, uzun süren yorucu işlerden uzak durmak, uzun süre ayakta kalmamak ve uyku düzenini sağlamak ödemin oluşmasını engelleyecektir.

Tansiyon Düşüklüğü

Tansiyon DüşüklüğüTansiyonun normal değerin altına düşmesi durumu tansiyon düşüklüğü olarak adlandırılır. Normal tansiyon 11 kabul edilir. Tansiyonun 11in altına düştüğü durumlarda kişilerde tansiyon düşüklüğü görülür. Bu duruma tıpta hipotansiyon denir. Tansiyon ateşli hastalıklardan sonra, büyük kanamalardan sonra, iç salgı bezi bozukluğunda, görülür.

Bazı kadınlarda ay başı hallerinde, aşırı sıcak havalarda aşırı ter kaybından sonra, sinirli kişilerde tansiyon düşmesi çok sık görülen durumdur. Tansiyonun sürekli düşmesi önemli bir hastalığın da habercisi olmalıdır. Bu anlamda kişinin mutlaka doktora gidip sağlık kontrolünden geçmesi gerekir.

Kansızlık, sıcaklık, zayıflık, gece uykusuzluğu tansiyonun düşmesini tetikleyen durumdur. Geçici tansiyon düşüklüğü durumunda kişinin ayran içmesi tansiyonun normal değerlere ulaşmasını sağlar.

Tansiyon düşmesi durumunda tansiyonun normal değerlere ulaşması için bir takım önlemler alınmalıdır. Kişi en yakın sağlık kurumuna götürülüp tansiyon düşme nedenleri bulunmalıdır. Tansiyon sürekli ölçülüp tansiyon grafiği iyi analiz edilmelidir. Sürekli tansiyon düşüklüğü durumunda kişi sağlık kontrolünden geçmelidir.

Sık Görülen Çocuk Hastalıkları

Sık Görülen Çocuk HastalıklarıOkul dönemi çocukları çevresel ortamın da etkisi ile kolay hasta olurlar. Okul dönemi çocuklarında nezle, grip, kulak iltihabı, bronşit gibi hastalıklar sık görülür.

 

Okul döneminde yaygın olarak görülen hastalıklar ve sebepleri şunlardır:
1- Nezle: Kış aylarında çok görülen çocuk hastalığıdır. Hastalık burun akıntısı ile başlayıp öksürükle devam eder. Öksürük şiddetlenip ateşe dönüşebilir.
2- Grip: İnfluenza virüsü ile hastalık bulaşır. Yüksek ateşle kendini gösterir. Kas ve baş ağrıları görülür. Ateş 39 dereceye dayanır. Burun akıntısı, burunda doluluk, öksürük başlıca belirtileridir.
3- Boğaz Enfeksiyonu: Beta mikrobu ile bademciklerde görülen bir hastalıktır. Bademciklerin şişmesi ve yutkunma zorluğu ile kendini gösterir. Özellikle uyurken nefes alıp vermede zorlular yaşanır. Çok antibiyotik kullanmak doğru değildir. Antibiyotiklere karşı bağışıklık kazanan bakterilerin vücuttan sökülmesi zorlaşır.
4- Zatüre: Akciğer loblarının iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir ateşli hastalıktır. Akciğerde bulunan hava kesecikleri iltihaplanma etkisi ile sıvıyla dolar. Akciğerin oksijen alışveriş dengesi bu durum sonucunda bozulur. Kandaki oksijen düzeyi zature etkisi ile düşer.
5- Bronşit: 3 yaş altındaki çocuklarda daha sık görülen bir hastalıktır. Bronşların iltihaplanması ile ortaya çıkar. Ateş, balgam, inatçı kuru öksürük, göğüs ağrıları bilinen en belirgin belirtileridir. En sık görülen çocuk hastalığı bronşittir.

En ufak bir hastalık durumunda çocuklar mutlaka uzman doktora götürülmelidir. Bilinmedik tedavi yöntemlerinden uzak durmalıyız.

Sağlıklı Yaşam Formülleri

Merhaba sevgili okurlarım bu yazı dizimde sizlere sağlıklı yaşam formüllerini vereceğim. Kağıt kalemleri elinize alıp arkanıza rahatça yaslanın.
1- Dengeli ve düzenli beslenmek: Vücudun enerji ihtiyacı beslenme ile sağlanır. Dengeli ve düzenli beslenmek sağlıklı yaşamın ilk ayağıdır. Bütün hastalıklar ve rahatsızlıkların teminde dengesiz ve düzensiz beslenme yatar.
2- Spor Yapmak: Vücudun kilo dengesi ancak spor ile sağlanır Yenilen besinlerden alınan enerjilerin tüketilmesi için spor şarttır. Spor yapmadan vücudun dengeye girmesi çok zordur.
3- Sağlık yaşam kurallarına dikkat edin: Terli iken su içmeyin. Haftada en az 2 defa banyo yapın. Dişlerinizi günde 3 defa fırçalayın. Saçlarınızı ayda 1 kesin. Tırnaklarınızı ve kulaklarınızı banyo sonrası temizleyin. Banyo sonrası saçlarınızı mutlaka kurulayın. Beden temizliğinize dikkat edin. Açıkta satılan gıdaları tüketmeyin. Meyve ve sebzeleri tüketmeden önce mutlaka yıkamalısınız. Ürün alırken son kullanım tarihine bakın. Taze ve doğal ürünler tüketmeye çalışın. Katkı maddesi içeren besinlerden uzak durun. Şekerden, ekmekten ve yağlı yemeklerden uzak durun.
4- Stresten uzak durun: Stres ruh sağlığını bozar. Stresli işlerden uzak durun. Risk almaktan kaçının. Hayatı relaks yaşamaya bakın.
5- Alkol ve sigaradan uzak durun:: Alkol ve sigara ikilisi vücut fonksiyonlarının bozulmasında baş aktörlerdir. Bu ikiliden uzak durmak ömrünüzü uzatacaktır. Alkol karaciğer ve böbreklerinizi bozarken sigara akciğer ve solunum sisteminizi sekteye uğratır.

Bebeklerde Sarılığının Sebepleri

Yeni Doğan Bebeklerde Sarılığının Sebepleri

Bebeklerde Sarılığının Sebepleri1- Anne karnında, fetal dönemde yaşanan enfeksiyon:
Hamile olan annenin hamilelik sürecinde geçirdiği enfeksiyon rahatsızlığı bebeğin karaciğer dokusunu olumsuz etkiler. Bu olumsuz durum yeni doğan bebekte sarılığa neden olabilir. Kızamıkçık hastalığı anne karnındaki bebeği en kötü etkileyen rahatsızlıktır.
2- kan grubu uyuşmazlığı:
Annenin kan gurubu 0, bebeğin kan gurubu A ya da B olması yeni doğan bebeğin sarılık geçirme ihtimalini arttırır. Kan gurubu sıfır olan kişinin kanında doğal ani-A ve anti-B antikorlar oluşur. Kan gurubu 0 olan kadın A, B ve AB olan bir erkekle evlendiğinde kan gurubu A ya da B olacak bir bebeğe sahip olur. Bu da bebeğin sarılık geçirme ihtimalini arttırır.
3- Rh uyuşmazlığı:
Kan hücresinde Rh faktörü olan kişiler RH (+) rh faktörü bulunmayan kişiler ise RH (-) olarak adlandırılır. Bu farklılık durumları bebeklerde sarılık sebebi olarak karşımıza çıkar. Annenin Rh faktörüne karşı geliştirdiği antikorlar bebekteki kırmızı kan hücrelerine ciddi zarar verir. Bu durum bebeğin kan hücrelerini ihtiyacından fazla kullanmasına neden olur. Bebek doğduğu gün sararır. Bebeğin kanında bilirübin düzeyi artar. Bebek bu durumdan olumsuz etkilenmesin diye bebek fototerapiye alınır. Bebeğin kanındaki bilirübin düzeyi normale çekilir.
4 – Bebeğin kan hücre yapısının farklı olması:
Bebeğin kan hücrelerinin yapısının farklı olması bebeğin kan hücrelerinde fazla yıkımlar yapmasına neden olur.
5- Enfeksiyon: Bebeğin doğumla birlikte ilk günlerde enfeksiyon geçirmesi bebeğin sarılık yaşamasına neden olur. Bebeğin kanına karışan mikroplar, idrar ve solunum yollarında enfeksiyonların oluşması bebeğin sarılık geçirmesine neden olır.
6- Bebekte karaciğer hastalığı: Bebeğin karaciğeri bilirübini safraya yeterince atamaz. Bu durum yeni doğan sarılığına neden olur.
7- Hipotiroidi: Tiroit bezinin doğumla birlikte az çalıştığı kan tiroit hormonunun düşük olduğu bebeklerde vücut metabolizması zayıflar.
8-Bebeğin erken ya da çok ufak doğması: Prematüre bebekler ve minyon dağan bebeklerin metabolizması ve karaciğer bilirübin işleme gücü düşüktür. Bu durum karaciğerin bilirübini safraya yeterince göndermesine engel olur. Bu da yeni doğan sarılığına neden olur.

Nikris Hastalığı ve Tedavisi

Nikris Hastalığı ve TedavisiHalk arasında gut olarak bilinir. Tıp dilinde ise podagra olarak adlandırılan rahatsızlık özellikle fazla içki tüketen kişilerde ve kırmızı et yiyenlerde görülür. Hastalık kadınlara nazaran erkeklerde daha çok görülür. El ayak baş parmağında, diz ve dirseklerde şişkinlikler meydana gelir.
Şişkinlikler hastalarda şiddetli ağrılara neden olur. Şişkin olan yerler dokunulmayacak kadar hassas olur. Ateş 39 dereceye kadar yükselebilir. Tedavinin başarılı olması için kişinin iyi dinlenmesi gerekir. Kişiye gıda rejimi uygulanmalıdır. Acılı tuzlu, sirkeli, şekerli yiyeceklerden uzak durması gerekir.
Nikris hastaları alkol ve sigaradan uzak durmalıdır. Dana, koyun ve kuzu eti yememelidir. Diğer et türlerinde de yağ ve nişastadan uzak durulmalıdır. Kişi şeker yerine doğal olan balı tüketmelidir. Az patates, yağsız peynir, yağsız süt, enginar, havuç, kereviz, kiraz, lahana, fasulye, zeytin, maydanoz tüketmelidir. Kişi mümkün olduğu kadar limon suyu tüketmelidir.
Nikris olan bölgeye dilimlenmiş taze peynir konulması tedavi için oldukça önemlidir. Ağrı geçinceye kadar 10 dakikada bir yer değişikliği yapılmalıdır.

Mesane Hastalıkları ve Tedavisi

Mesane Hastalıkları ve Tedavisiİdrar yollarında enfeksiyon sonucunda meydana gelen tıkanıklık olarak bilinir.Sistit kadınlarda üretir ile birlikte oluşur. Mesane hastalıklarının en önemli belirtisi mesanede görünen sıkışma ve kaşınma durumudur. Kişi sık idrara çıkmaya başlar. İdrar yaparken şiddetli ağrılar hissetmeye başlar. Enfeksiyona karşı antibiyotik tedavisi yapılır ve hastaya antibiyotik ilaçlar verilir. Sıcak Küvet banyoları ile kişi ağrılardan kurtulabilir.

İdrar Retansiyonu idrar yapmada zorlanma, idrarı kontrol edememe bozukluğu olarak bilinir. Mesanede oluşan doluluk duyu hücrelerini uyarır. Duyu hücreleri beyne iletir. Beyin boşaltmak için emir verir. Bazı patolojik durumlarda idrar tutulması gelişebilir. İdrarın mesanede toplanıp kalması olarak bilinen hastalık genellikle prostat bezlerinin büyümesi ile kişide idrar çıkarma zorluğu yaşanmasına neden olur. İdrar akış hızı zayıflar ve kişi idrar çıkarırken oldukça zorlanır.
İdrar çıkaramamak kişide büyük rahatsızlıklar yaşamasına neden olur.

İdrar retansiyonunda kişi acil bakıma alınır. Kateterizasyon yöntemiyle kişi tedavi edilir. Mesane içine yerleştirilen foley sonda ile kişinin idrar yapması kolay hale getirilir.

Kolera Hastalığı ve Tedavi Yöntemleri

Kolera Hastalığı ve Tedavi YöntemleriKolera akut olarak görülen bir bağırsak enfeksiyonudur. Bozuk çevresel ortamlarda özellikle yaz aylarında çok sık görülür. Koleranın bulaşmasında ana etken kolera vibionudur. Vibrion ısı, güneş ışığı ve dezenfekte maddelerine karşı oldukça dayanıksızdır. Mide asidinde bir kaç dakika içinde ölür. Etken ince bağırsağa yerleşerek yayılmaya başlar. Bütün bireylerde görülür. Kuluçka süresi 5 gündür. Kuluçka süresi bazı zamanlarda 5 saatin altına düşebilir.

Kolera kusmalar ve dışkı yoluyla çevreye yayılır. Şehir içi şebeke suyuna bulaşan mikrop büyük salgınların oluşmasına neden olur Koleranın en önemli belirtisi pirinç suyu görünümde ishallerin oluşmasıdır. Akut dönemlerinde kişide aşırı kusmalar bulantılar ve su kayıpları görülür. Halsizlik, ses kısılmaları, elektrolit kayıpları, hızlı kilo kayıpları idrarda azalma ve kesilmeler koleranın göstergeleridir.

Kolera olan kişide kas krampları ve kanlı dışkılar oluşur. Kişi 15 dakikada bir dışkı çıkarma ihtiyacı duyar. Koleradan korunmak için besinlerin hijyeni iyi sağlanmalıdır. Çiğ gıdalardan uzak kalmak, çiğ kabuklu deniz ürünleri tüketmek kolera oluşumunu tetikler. Kolera böbrek yetmezliği görülen yatalak kişilerde daha sık görülür.

Kemik Kanseri Nedir?

Kemik Kanseri Nedir?En tehlikeli kanser türüdür. Erken teşhis tedavide kolaylık sağlar. Kemik dokusu, kan damarı, yağ dokusu, sinirler, kemik ve kıkırdaktan oluşur. Bu yapılarda görülen anormal büyümeler kemik kanserinin habercisidir. Kemik kanseri vücutta organ kaybına ve hastanın hayatını kaybetmesine neden olan ölümcül bir rahatsızlıktır.

Kemik Kanseri Türleri Nelerdir?
Birincil Kemik Kanseri: Kemiğin kendi dokusundan kaynaklanan kanser türüdür. İyi huylu ve kötü huylu tümörler olmak üzere 2 çeşit birincil kemik kanseri görülür. İyi huylu tümör sadece bulunduğu bölgeyi tahrip ederken kötü huylu tümörler diğer bölgelere de sıçrar ve vücudu çepeçevre sarar.
İkincil Kemik Kanseri: Başka organlardan sıçrama ile gelen kötü huylu tümörler neden olur. Kaynaklandığı dokuya göre isimlendirilir.

Kemik Kanserinin Sebepleri Nelerdir?
Kemik kanseri sebebi tam olarak bilinmez. Işığa fazla maruz kalmak, güneş ışınları, vücudun enfeksiyon kapması,vücudun direncini düşüren hastalılıklar, sigara kullanmak hastalığı tetikleyen durumlardır.

Kemik Kanseri Teşhisi ve Tedavisi Nasıl Yapılır?
Erken teşhis tedavide önemlidir. Erken dönemde oluşan ağrılar ilaç ile kontrol altına alınırsa kanser başlamadan önlenir. Tanı koymak için kan tahlilleri, röntgen, MR, BG gibi tetikler yapılır.

Kanal Tedavisi Nedir?

Kanal Tedavisi Nedir?Diş hastalıklarında sıkça kullanılan tedavi yöntemlerinden birisi kanal tedavisidir. Kanal tedavisi ile hasar görmüş dişler koruma altına alınır. Dişte bulunan yumuşak tabakaların zarar görmesi durumunda dişözünde iltihaplar oluşur.Bu durumda dişler tamamen kaybedilebilir. Pulpa zarar gördüğü durumlarda kanal tedavisi uygulaması yapılır.

Kanal Tedavisi Neden Yapılmalı?
Diş çürümelerinde ve çatlamalarında pulpa kendini iyileştiremez. Dişer canlılığını kaybeder ve iltihaplanmalar oluşur. Bu iltihaplar zamanla bütün dişlere yayılır. Kanal tedavisi yapılmadığı durumlarda iltihap diş kök uçlarına ulaşır. Bu durum kişide şiddetli ağrılara ve şişliklere neden olur. Tedavi edilmeyen ve kanal tedavisi yapılmayan dişler zamanla kaybedilebilir.

Kanal Tedavisi Nasıl Yapılır?
Kanal tedavisi doktor kontrolünde yapılır. Diş köklerinde bulunan bakteriler ve ölmüş dokular temizlenerek tedavi yapılır. Diş ölmemişse anestezi ile dişeti uyuşturulur. Anestezi sonrası diş üzerine küçük delikler açılır ve tel yardımıyla ölü bakteriler kanallar içinden temizlenir. Temizlikte özel solüsyonlar kullanılır. Geçici dolgu ile kanallar kapatılarak tedavi sonuçlandırılır.

İdeal Kalp Çalışma Hızı

İdeal Kalp Çalışma HızıKalp hızı bireyin sağlığını olumlu yada olumsuz etkileyen bir unsurdur. Kalp hızı yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite ve kişinin yaşam temposuna göre değişir. Kalbin bir dakika içinde kaç kez kasıldığı kalp hızını ifade eder. Kalp hızı erkek, kadın, bebek ve çocuklarda farklılık gösterir. Cinsiyet ve yaş durumuna bakılarak bir kişinin kalp hızında görülen anormallikler tespit edilebilir.

Kişinin kalbinin dakikada maksimum kasılma sayısına maksimum kalp atış hızı denir. Çalışan kalp hızı egzersiz sırasında ve egzersizden hemen sonra hesaplanır. Egzersiz sırasında ve egzersiz sonrasında hesaplanan kalp hızının ortalamasına da ortalama kalp hızı denir. İyileşme kalp hızı ise egzersizden 2 dakika sonra ölçülen kalp hızıdır. Egzersiz anında ölçülen 155 kalp hızı çalışan kalp hızınız olurken egzersiz bittikten 2 dakika sonra ölçülen kalp hızınız 95 ise iyileşme kalp hızı olarak adlandırılır. Kalp hızları genellikle nabız yardımı ile ölçülür.

Kadınlarda maksimum kalp hızı ölçülürken 226-yaşınız, erkeklerde maksimum kalp hızı ölçülürken 220-yaşınız şeklinde hesaplanır.

İdeal kalp hızı bulunduğunuz yaşa ve cinsiyetinize bağlı olarak değişebilir. Yetişkin bir insan için ideal kalp hızı 60 ile 70 arasıdır. Maksimum kalp hızınız yetişkinlikte 190 kadar çıkabilir. Hamile kadınlar için ideal kalp hızı 85 ile 90 arasıdır. Normal erkeklerde 70 olan ideal kalp hızı 5 yaşının altındaki çocuklar için 95 ile 140 arasıdır. 10 yaşına kadar olan çocuklarda kalp hızı 70 ile 120 arasında değişir.

Gastrit ve Tedavisi

Gastrit ve TedavisiMide iç yüzeyindeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan hastalık halk arasında gastrit olarak adlandırılır. Mide zarında yaygın kızarıklıklar şeklinde görülen hastalık çok yaygın bir hastalıktır. Mide iltihabı ve mide nezlesi olarak da bilinen bu hastalığın temel sebebi virüslerdir.

Gastrit düzensiz beslenen kötü beslenme alışkanlıkları olan, ağır yemekler tüketen, sert ve kuru yiyecekler yiyen, hamur işlerini ve tatlıları abartan kişilerde gastrit oluşumu hızlanır.

Midede görülen ağrılar, mide ekşime durumları, yanmalar, kusmalar, bulantılar, hazımsızlık durumları şişkinlik gastritin habercileridir. Gastrit tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır.

Gastrit tedavisinde en etkili yöntem hastalığa neden olan faktörün ortadan kaldırılması durumudur. Düzenli yemek yeme gastrit tedavisinde önemlidir. Yiyecekleri azar ve çiğneyerek yemek gerekir. Hafif yiyecekler tüketmek, aspirin gibi ilaçlardan uzak durmak gerekir. Mide asit salgısını azaltacak ilaçları doktor kontrolünde kullanmak tedavide etkili sonuç almamızı sağlar. Enfeksiyona neden olan bakteriler öldürülmesi gerekir bunun için doktor kontrolünde antibiyotikler kullanılır. Bilmediğiniz tedavi yöntemlerini kullanmak daha sakıncalı durumların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Diş Eti Kanaması Nedir?

Diş Eti Kanaması Nedir?Diş iltihabına bağlı olarak diş etlerinde kanamalar gözükür. Diş eti kanaması ciddi bir sağlık problemidir. Ağız ve dişte meydana gelen rahatsızlık tüm organları etkileyebilir. Sağlıklı bir diş eti pembe renkte mat bir görünüme sahiptir. Şişkinlik durumları, iltihaplanmalar ve kızarıklık yoktur. Diş fırçalarken ve diş ipi kullanırken diş eti kanaması görülebilir.

Diş Eti Kanamasına Neden Olan Hastalıklar Nelerdir?
Dişetini en çok rahatsız eden hastalık periodontal hastalıktır. Diş kayıplarının büyük bir çoğunluğu bu hastalıktan kaynaklanır. Erken teşhis tedavide kolaylık sağlarken geç kalınan durumlar diş kaybına neden olur.
Gingivitis: Hastalık dişetinde başlangıç aşamasındadır. Diş fırçalarken dişte kanamalar meydana gelir. Tedavi edilmediğinde dişetine ve çene kemiğine zarar verir.
Periodontis: Dişleri destekleyen dokuya ve kemiğe zarar verir. Dişetinde bakterilerin oluşmasına neden olur. Hastalık ilerlerse dişler sallanır ve diş kayıpları yaşanır.

Diş Eti Hastalıklarının Sebepleri Nelerdir?
Diş etini etkileyen en önemli durum bakteri plağıdır. İyi temizlenmeyen dişlerde bakteri plağı görülür. Sigara kullanmak diş etlerindeki mukoza için oldukça zararlıdır. Diş eti hastalıkları genetik nedenli de olabilir. Stres, vücudun zayıf düşmesi, diş eti hastalıklarının hızlanmasını tetikler. Depresyon ilaçları, doğum kontrol hapları diş eti hastalıklarını hızlandırır.

Disk Kayması Nedir?

Disk Kayması Nedir?Omurga kemikleri arasında bulunan kauçuk benzeri maddeler disk kayması ile olumsuz etkilenir. Bacak ve kol tahribatlarında görülen disk kayması uyuşukluk, güçsüzlük, ve ağrılara neden olabilir. Disk kayması çoğu zaman belirti vermez ve gizlice gerçekleşir.

Disk Kaymasının Belirtileri Nelerdir?
1- Sinir bölgesinde güçsüzlük ve uyuşukluk oluşur
2- Uyulukta ağrılar hissedilir.
3- Omuz kol ve göğüste ağrılar meydana gelir.
4- Ağrılar bacakta birden başlar ve giderek artar.
5- Öksürme hapşırmalarda görülen zonklamalar
6- Mesane ve bağırsak kontrolünün kaybedilmesi
7- Uzun süre sabit oturamama durumu

Disk Kayması Risk Faktörleri Nelerdir?
1- Ağır eşya kaldırmak ve çekmek
2- Ağır ve zorlu fiziksel hareketler
3- Egzersiz eksikleri
4- Uzun süre sabit durmak
5- Sigara kullanmak
6- Aşırı kilo almak ve şişmanlık

Disk Kayması Tedavisi Nasıl Yapılır?
Kaynayan diskler zamanla kendiliğinden iyileşir. Diz altına yükseltici yastık koymak iyi gelir. Kilonuzu sürekli kontrol altında tutun. Egzersizler yapmayı ihmal etmeyin.

Burun Akıntısı Nedir?

Burun Akıntısı Nedir?Burun akıntısına hastalıklar, alerjiler ve tahriş edici faktörler etkili olur. Burunun içinde bulunan mukozanın fazla üretilmesiyle ortaya çıkar.

 

Burun Akıntısının Sebepleri Nelerdir?

Burun akması genellikle hastalıkların bir sonucu olarak ortaya çıkar. Soğuk algınlığı, grip, üst solunum yolu iltihaplanması, kızamık, sinüzit gibi hastalıklar burun akıntısına neden olur. Soğuk algınlığı ve alerjik durumlar burun akıntısının temel nedenleridir.

Burun Akıntısı Tedavisi

Burun akıntısına neden olan etken bulunarak tedavi süreci başlatılır. Burunun düzenli olarak temizlenmesi gerekir. Hava kirliliğine, toza, sigara kullanımına dikkat etmek gerekir.  Kişi polene karşı alerjisi varsa polenlerden uzak durmalıdır. Kozmetik ürünlerde alerji yapabilir. Alerji yapan kozmetik ürünler değiştirilmelidir.  Buruna masaj yapmak burunlardaki sinüs baskısının azalmasını sağlar. Mukusun incelmesi için burun sık sık nemlendirilir.  Bakteriyel iltihaplanmalarda antibiyotikler ve ağrı kesiciler kullanılır. Burun akıntısı durumlarında mutlaka doktora gidilmeli burun akıntı nedeni tespit edilmelidir.

Bağırsak İltihabı Nedir?

Bağırsak İltihabı Nedir?Tıp alanında en çok görülen hastalıklardan birisi bağırsak iltihaplanmasıdır.Çözülmesi en karışık sağlık sorunlarından birisidir. Bağırsaklardaki ince zarın etkilenmesi ile ortaya çıkar. En önemli sebep vücuda giren mikrop ve zehirli kimyasal maddelerdir. Hastalık çocuklarda daha sık görülür.

Bağırsak İltihabının Sebepleri Nelerdir?

Hastalığın kesin sebebi bilinmez. Bozuk gıdaların bu hastalığı tetiklediği bilinir. Araştırmalar çevresel, genetiksel ve psikolojik faktörlerin etkili olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Bağırsak İltihabının Belirtileri Nelerdir?

1- Karında meydana gelen krampa benzeyen ağrılar

2- Kanlı ishal görülmesi, dışkının kanlı olması

3- Kilo kaybı

4- Kansızlık durumu

5- Yüksek ateşlenme

6- Terleme

7- Eklemde görülen ağrılar

8- Mide bulanmaları

9- Kusmalar

 

Bağırsak İltihabının Tedavisi Nasıl Yapılır

İltihaba neden olan faktörler farklılık gösterdiği için tedavisi de bu yönde yapılır. Erken teşhis önemlidir. İltihaba neden olan faktörden kurtulmak ilk tedavi yöntemidir.  İlaç tedavisi ile iltihaba neden olan maddeler baskı altına alınır. Yan etkisi az olan ilaçlar hastaya verilir.

Ağız Kokusu Nedir?

Ağız Kokusu Nedir?Ağızda meydana gelen ve hoş olmayan kötü kokulara ağız kokusu denir. Tıp dilinde ise Halitosis olarak adlandırılır. Ağız kokusu başlı başına bir hastalık olmayıp bir çok hastalığın belirtisi olarak karşımıza çıkar. Ağız kokusu patolojik ve fizyolojik olmak üzere 2 ye ayrılır. Fizyolojik ağız kokusu sindirim kanallarında biriken gazların etkisi ile oluşur. Beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak ortaya çıkar.  Patolojik ağız kokusu gerçek ağız kokusu olarak bilinir. Bu tip kokularda mutlaka uzmana gitmek gerekir. Diş etlerimizde hastalıklar oluşabilir.

Ağız kokusu nedenleri nelerdir?

1- Akciğer hastalıkları ve sinüs

2- Şeker hastalarında ağız kokusu görülür.

3- Karaciğer yetmezliği olanlarda ağız kokusu görülür.

4- Sindirim sisteminde oluşan iltihaplar

5- Kronik bademcik iltihaplarında

6- Sigara ve alkol kullanımında ağız kokusu görülür.

Ağız kokusundan korunma yolları nelerdir?

1- Belli aralıklarla ağız ve diş sağlığı kontrolü yaptırmak

2- Ağızda bulunan protez ve köprülerin bakımını sık sık yaptırmak

3-Şekersiz sakız çiğneyerek ağız kokunuzu giderebilirsiniz.

4- Bol su tüketmek ağız kokusunu engeller.

5- Şeker tüketimini azaltmalısınız.

6- Yemekleri iyice çiğneyerek yemek ağız kokusunu önler.